Kemik ve Yumuşak Doku Tümörleri

Ortopedik Onkoloji: Kemik ve Yumuşak Doku Tümörleri

Ortopedik Onkoloji: Kemik ve Yumuşak Doku Tümörleri

Kemikte ya da kas, yağ dokusu ve diğer yumuşak dokularda fark edilen bir kitle çoğu kişide doğal olarak endişeye yol açar. Ancak önemli bir nokta şudur: Her kemik veya yumuşak doku kitlesi kanser değildir. Kemikte görülen tümörlerin önemli bir bölümü iyi huyludur ve bazıları herhangi bir tedavi gerektirmeden yalnızca takip edilebilir. Primer kemik kanserleri ise oldukça nadirdir.

Bununla birlikte, uzun süredir geçmeyen kemik ağrısı, giderek büyüyen bir şişlik veya kitle, gece artan ağrı ya da küçük bir travmayla oluşan kırık gibi bazı durumlarda ayrıntılı değerlendirme gerekir.

Kemik Tümörü Belirtileri Nelerdir?

Kemik tümörlerinde en sık karşılaşılan yakınmalardan biri kemik ağrısıdır. Özellikle belirgin bir sebep olmadan başlayan, haftalar içinde geçmeyen veya giderek artan ağrı önemlidir.

Bazı hastalarda ağrı istirahatte veya gece de devam edebilir.

Kemik üzerinde şişlik veya sertlik, hareket sırasında ağrı ve hareket kısıtlılığı da görülebilir. Kemiğin tümör nedeniyle zayıfladığı bazı durumlarda ise normalde kırığa neden olmayacak hafif bir travma sonucunda kırık gelişebilir. Buna patolojik kırık adı verilir.

Bu belirtilerden herhangi birinin bulunması mutlaka kemik kanseri olduğu anlamına gelmez. Travmalar, enfeksiyonlar, eklem hastalıkları ve iyi huylu kemik lezyonları da benzer şikâyetlere yol açabilir.

İyi Huylu Kemik Tümörleri

Osteokondrom, enkondrom ve kemik kistleri sık karşılaşılan iyi huylu kemik lezyonları arasındadır. Bazıları çocukluk ve genç erişkinlik döneminde görülürken bazıları başka bir nedenle çekilen röntgen veya MR sırasında tesadüfen fark edilir.

İyi huylu bir kemik tümörünün saptanması her zaman ameliyat gerektiği anlamına gelmez. Şikâyete neden olmayan ve görüntüleme bulguları güven veren lezyonlar belirli aralıklarla takip edilebilir.

Ancak tümörün büyümesi, ağrıya neden olması, kemiği zayıflatması veya kırık riski oluşturması durumunda cerrahi tedavi gündeme gelebilir.

Kemik Kanseri Nedir?

Kemikten kaynaklanan kötü huylu tümörler primer kemik kanserleri olarak adlandırılır. Osteosarkom, Ewing sarkomu ve kondrosarkom bunların en bilinen örnekleridir.

Primer kemik kanserleri, meme veya akciğer kanseri gibi sık görülen kanserlere kıyasla oldukça nadirdir. NCI verilerine göre primer kemik kanserleri tüm yeni kanserlerin yüzde 1'inden çok daha azını oluşturur.

Tanı konulduğunda tedavi tümörün türüne ve yaygınlığına göre planlanır. Bazı kemik tümörlerinde cerrahi temel tedaviyken bazı tümörlerde kemoterapi veya radyoterapi de tedaviye eklenebilir.

Günümüzde uygun hastalarda amaç yalnızca tümörü çıkarmak değil, aynı zamanda kol veya bacağın fonksiyonunu mümkün olduğunca korumaktır. Bu nedenle birçok hastada uzuv koruyucu tümör cerrahileri uygulanabilmektedir.

Yumuşak Doku Kitlesi ve Sarkom

Kol veya bacakta ele gelen her kitle kemikten kaynaklanmaz. Kas, yağ dokusu, tendonların çevresi ve diğer yumuşak dokulardan da kitleler gelişebilir.

Bunların büyük bölümü iyi huyludur. Halk arasında “yağ bezesi” olarak bilinen lipom, en sık karşılaşılan iyi huylu yumuşak doku kitlelerinden biridir.

Bununla birlikte, özellikle giderek büyüyen, derin yerleşimli veya açıklanamayan bir yumuşak doku kitlesinin değerlendirilmesi gerekir. Yumuşak doku sarkomları nadir görülmekle birlikte başlangıçta ağrı yapmadan yalnızca büyüyen bir kitle şeklinde ortaya çıkabilir.

Bu nedenle uzun süredir büyüyen bir kitlenin yalnızca dış görünüşüne bakılarak “yağ bezesi” kabul edilmesi ve değerlendirilmeden çıkarılması doğru olmayabilir.

Tanı Nasıl Konulur?

Kemik veya yumuşak doku kitlesinin değerlendirilmesi muayene ile başlar. Kemik lezyonlarında röntgen, ilk değerlendirmede son derece değerli bilgiler verebilir.

Lezyonun yapısına ve yerleşimine göre MR, bilgisayarlı tomografi (BT), ultrasonografi veya gerektiğinde PET/BT gibi ileri görüntüleme yöntemlerinden yararlanılabilir.

MR özellikle yumuşak doku kitlelerinin büyüklüğünü ve çevre dokularla ilişkisini değerlendirmede önemlidir.

Ancak her kitlenin kesin tanısı yalnızca MR görüntüsüne bakılarak konulamaz. Bazı durumlarda kesin tanıya ulaşmak için biyopsi gerekir.

Biyopsi Nedir ve Neden Önemlidir?

Biyopsi, şüpheli bir kemik veya yumuşak doku kitlesinden küçük bir doku örneği alınarak patoloji uzmanı tarafından incelenmesidir. Yumuşak doku sarkomlarının kesin tanısında biyopsi temel basamaklardan biridir.

Ancak her kitleye biyopsi yapılması gerekmez. Ayrıca biyopsinin yapılacağı yer ve yöntem, özellikle kötü huylu tümör şüphesi varsa sonraki ameliyat planı düşünülerek belirlenmelidir.

Bu nedenle şüpheli kitlelerde genel yaklaşım; önce uygun görüntüleme, ardından gerekiyorsa planlı biyopsi ve sonrasında tedavinin belirlenmesi şeklindedir.

Kemik Metastazı Nedir?

Kemikte görülen kötü huylu lezyonların bir kısmı kemiğin kendisinden başlamaz. Meme, akciğer, prostat, böbrek veya tiroid gibi farklı organlardan kaynaklanan kanserler zaman içerisinde kemiğe yayılabilir. Buna kemik metastazı adı verilir.

Kemik metastazları ağrıya, hareket güçlüğüne ve kemiğin zayıflamasına neden olabilir. Özellikle kalça ve uyluk kemiği gibi vücut ağırlığını taşıyan kemiklerde kırık riski önemlidir.

Bazı hastalarda kırık oluşmadan önce riskli kemiğin cerrahi olarak güçlendirilmesi mümkün olabilir. Kırık gelişmiş hastalarda ise plak, çivi veya protez gibi yöntemlerle hastanın tekrar hareket edebilmesi ve ağrısının azaltılması amaçlanır.

Ne Zaman Değerlendirme Gerekir?

Özellikle;

  • Nedeni açıklanamayan ve uzun süredir geçmeyen kemik ağrısı
  • Gece veya istirahatte devam eden ağrı
  • Giderek büyüyen bir kitle
  • Kemik üzerinde açıklanamayan şişlik
  • Daha önce çıkarılmış bir kitlenin yeniden ortaya çıkması
  • Hafif bir travmayla beklenmedik şekilde kırık gelişmesi durumlarında ortopedik değerlendirme yapılması uygun olur.

Kemik ve yumuşak doku tümörlerinde önemli olan yalnızca tümörün iyi veya kötü huylu olduğunu belirlemek değil, tanıyı doğru sırayla koymak ve gereksiz işlemlerden kaçınarak uygun tedaviyi planlamaktır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Tanı ve tedavi planı her hastada muayene, görüntüleme ve gerektiğinde patolojik inceleme sonucuna göre kişiye özel olarak belirlenir.

Doç. Dr. İzzet Bingöl

Doç. Dr. İzzet Bingöl

Ankara’da Ortopedi ve Travmatoloji alanında görev yapan, klinik pratiğini akademik çalışmalarla destekleyen bir hekimdir. Travma cerrahisi, kırık tedavileri, diz ve kalça cerrahisi ile spor yaralanmaları alanlarında deneyim sahibidir.

Ankara Bilkent Şehir Hastanesi – Ortopedi ve Travmatoloji

Bilgi Al