Kalça Cerrahisi ve Kalça Koruyucu Tedaviler

Kalça Cerrahisi ve Kalça Koruyucu Tedaviler

Kalça Cerrahisi ve Kalça Koruyucu Tedaviler

Kalça Ağrısının Her Zaman Nedeni Kireçlenme Değildir

Kalça ağrısı her yaşta görülebilir ve her kalça ağrısı kireçlenme anlamına gelmez.

Özellikle genç ve aktif kişilerde kalça ağrısının altında kalça ekleminin yapısal problemleri bulunabilir. Bu problemlerin doğru zamanda tanınması önemlidir. Çünkü uygun hastalarda, ileri derecede kireçlenme gelişmeden önce uygulanabilecek tedavilerle kişinin kendi kalça ekleminin korunması amaçlanabilir.

Bu yaklaşım genel olarak “kalça koruyucu cerrahi” olarak adlandırılır.

Kalça Koruyucu Tedavi Nedir?

Kalça koruyucu tedavilerin temel amacı hastanın kendi kalça eklemini mümkün olduğunca uzun süre sağlıklı ve fonksiyonel şekilde kullanmasını sağlamaktır.

Buradaki amaç hasarlanmış eklemi doğrudan protezle değiştirmek yerine, mümkün olan hastalarda ağrıya ve eklem hasarına neden olan problemi belirlemek ve bu problemi düzeltmeye çalışmaktır.

Bu nedenle kalça koruyucu tedaviler özellikle genç ve orta yaşlı, eklem kıkırdağı büyük ölçüde korunmuş hastalarda önem taşır.

Hangi Hastalıklar Kalça Koruyucu Cerrahi ile Tedavi Edilebilir?

Femoroasetabular Sıkışma (FAI)

Femoroasetabular sıkışma, kalça eklemini oluşturan femur baş-boyun bölgesi ile kalça yuvası arasındaki ilişkinin normalden farklı olması sonucunda hareket sırasında bu yapıların birbirine anormal şekilde temas etmesidir.

Hastalar özellikle;

  • Kasık bölgesinde ağrı
  • Uzun süre oturmakla ağrı
  • Çömelme sırasında rahatsızlık
  • Sporda veya kalçanın dönme hareketlerinde ağrı
  • Kalçada takılma veya sıkışma hissi tarif edebilirler.

Femoroasetabular sıkışma sendromunun tanısı yalnızca röntgende görülen kemik şekline göre konulmaz. Hastanın uygun şikâyetlerinin, muayene bulgularının ve görüntüleme bulgularının birlikte bulunması gerekir.

Kalça Labrum Yırtıkları

Labrum, kalça yuvasının çevresinde bulunan ve eklemin stabilitesine katkıda bulunan özel bir kıkırdak dokudur.

Travma, tekrarlayan zorlayıcı hareketler, femoroasetabular sıkışma veya kalça gelişim bozuklukları sonucunda labrum hasarlanabilir.

Labrum yırtıkları kasık ağrısı, takılma, klik sesi veya hareket sırasında rahatsızlık şeklinde belirti verebilir.

Her labrum yırtığı ameliyat gerektirmez. Hastanın şikâyetleri, yırtığın tipi ve en önemlisi yırtığa neden olan altta yatan kalça problemi birlikte değerlendirilmelidir.

Kalça Displazisi

Kalça displazisinde kalça yuvası femur başını normalden daha az örter. Bunun sonucunda eklem yüzeylerine binen yük normalden farklı şekilde dağılabilir.

Bu durum zaman içerisinde labrum ve eklem kıkırdağında hasara ve erken yaşta kalça kireçlenmesine yol açabilir.

Hastalar uzun süre yalnızca kasık ağrısı veya aktivite sonrası kalça ağrısı yaşayabilir. Bu nedenle genç hastalarda uzun süren kalça ve kasık ağrılarında kalça displazisinin de değerlendirilmesi önemlidir.

Kalça Ağrısı Nasıl Değerlendirilir?

Kalça koruyucu tedavilerde doğru tanı kritik öneme sahiptir.

Değerlendirmede öncelikle hastanın ağrısının yeri, ne zaman başladığı, hangi hareketlerle arttığı, spor aktiviteleri ve daha önce geçirdiği yaralanmalar sorgulanır.

Ardından kalça hareket açıklığı, kas gücü ve sıkışma veya instabiliteyi düşündürebilecek muayene bulguları değerlendirilir.

Görüntülemede çoğunlukla uygun pozisyonlarda çekilmiş röntgenler ilk basamağı oluşturur. Gerektiğinde MR, MR artrografi veya bilgisayarlı tomografi gibi ileri görüntüleme yöntemlerinden yararlanılabilir.

Burada önemli olan yalnızca MR'da görülen bir “labrum yırtığını” değil, bu yırtığın neden oluştuğunu belirlemektir.

Her Kalça Problemi Ameliyat Gerektirir mi?

Hayır.

Kalça koruyucu tedaviler yalnızca cerrahi işlemleri ifade etmez. Hastalığın türüne göre ilk aşamada;

  • Aktivite düzenlenmesi
  • Kalça çevresi kaslarını güçlendiren egzersizler
  • Gövde ve kalça kaslarının kontrolünü geliştiren rehabilitasyon
  • Fizik tedavi
  • Uygun hastalarda ağrı ve inflamasyonu azaltmaya yönelik ilaç tedavileri uygulanabilir.

Tedavinin amacı yalnızca ağrıyı azaltmak değil, kalça ekleminin mekanik yüklenmesini ve hareket fonksiyonunu mümkün olduğunca iyileştirmektir.

Kalça Artroskopisi Nedir?

Kalça artroskopisi, küçük kesilerden kamera ve özel cerrahi aletler kullanılarak kalça ekleminin değerlendirildiği ve uygun problemlerin tedavi edilebildiği minimal invaziv bir cerrahi yöntemdir.

Uygun hastalarda artroskopi sırasında;

  • Labrum yırtıkları onarılabilir.
  • Femoroasetabular sıkışmaya neden olan kemik çıkıntıları düzeltilebilir.
  • Hasarlanmış eklem içi dokular değerlendirilebilir ve gerekli işlemler uygulanabilir.

Ancak her kalça ağrısı ve her labrum yırtığı kalça artroskopisi için uygun değildir.

Özellikle ileri derecede kireçlenmesi bulunan hastalarda artroskopik cerrahiden beklenen fayda azalabilir. Bu nedenle doğru hasta seçimi tedavinin başarısındaki en önemli faktörlerden biridir.

Periasetabular Osteotomi (PAO) Nedir?

Kalça displazisi bulunan uygun hastalarda uygulanabilen önemli kalça koruyucu ameliyatlardan biri periasetabular osteotomidir (PAO).

Bu ameliyatta amaç kalça yuvasını protezle değiştirmek değildir. Hastanın kendi kalça eklemi korunarak, kalça yuvasının femur başını daha uygun şekilde örteceği bir konuma getirilmesi hedeflenir.

Böylece ekleme binen yüklerin daha dengeli dağıtılması amaçlanır.

PAO özellikle semptomatik kalça displazisi bulunan, eklem uyumu iyi ve ileri derecede kireçlenmesi gelişmemiş uygun hastalarda değerlendirilebilir.

Hastanın yaşı önemli olmakla birlikte tek başına belirleyici değildir. Eklem kıkırdağının durumu ve mevcut kireçlenmenin derecesi hasta seçiminde son derece önemlidir.

Kalça Koruyucu Cerrahi mi, Kalça Protezi mi?

Bu sorunun cevabı her hasta için aynı değildir.

Genç bir hastada eklem kıkırdağı büyük ölçüde korunmuş ancak kalça ekleminde mekanik bir problem bulunuyorsa öncelikle eklemi korumaya yönelik seçenekler değerlendirilebilir.

Buna karşılık eklem kıkırdağının ileri derecede kaybolduğu, ciddi kireçlenmenin geliştiği ve hastanın günlük yaşamını etkileyen belirgin ağrı ve hareket kısıtlılığının bulunduğu durumlarda kalça koruyucu cerrahilerin başarı ihtimali azalabilir. Böyle hastalarda total kalça protezi daha uygun bir seçenek olabilir.

Bu nedenle kalça koruyucu cerrahi ile kalça protezi birbirinin alternatifi olan iki basit ameliyat değildir. Hangi yöntemin uygun olduğu hastalığın nedeni ve evresine göre belirlenir.

Kimler Kalça Koruyucu Cerrahi İçin Uygun Olabilir?

Genel olarak;

  • Genç veya orta yaşlı
  • Kalça veya kasık ağrısı bulunan
  • Femoroasetabular sıkışma, kalça displazisi veya ilişkili yapısal problemi bulunan
  • Eklem kıkırdağı büyük ölçüde korunmuş
  • İleri derecede kalça kireçlenmesi gelişmemiş

hastalar kalça koruyucu tedaviler açısından değerlendirilebilir.

Ancak yalnızca yaş veya röntgen bulgularına bakarak cerrahi kararı verilmesi doğru değildir.

Erken Tanı Neden Önemlidir?

Kalça eklemindeki bazı yapısal bozukluklar uzun yıllar boyunca eklem kıkırdağı ve labrum üzerinde anormal yük oluşturabilir.

Bu nedenle özellikle genç ve orta yaşlı kişilerde uzun süren kasık ağrısının “kas zorlanması” olarak değerlendirilip yıllarca göz ardı edilmemesi önemlidir.

Erken dönemde doğru tanının konulması, uygun hastalarda kalça eklemini koruyabilecek tedavi seçeneklerinin değerlendirilmesine imkân sağlayabilir.

Sonuç

Kalça cerrahisi yalnızca kalça protezinden ibaret değildir.

Özellikle genç ve aktif hastalarda femoroasetabular sıkışma, labrum problemleri ve kalça displazisi gibi durumların erken tanınması önemlidir.

Uygun hastalarda fizik tedavi ve rehabilitasyondan kalça artroskopisine, periasetabular osteotomi gibi kemik düzeltici ameliyatlara kadar farklı tedavi seçenekleri bulunmaktadır.

Kalça koruyucu tedavilerin temel hedefi hastanın kendi kalça eklemini mümkün olduğunca korumak, ağrıyı azaltmak ve fonksiyonu iyileştirmektir.

Hangi tedavinin uygun olduğu; hastanın yaşı, şikâyetleri, aktivite düzeyi, kalça anatomisi, kıkırdak yapısı ve mevcut kireçlenmenin derecesi birlikte değerlendirilerek belirlenmelidir.

Doç. Dr. İzzet Bingöl

Doç. Dr. İzzet Bingöl

Ankara’da Ortopedi ve Travmatoloji alanında görev yapan, klinik pratiğini akademik çalışmalarla destekleyen bir hekimdir. Travma cerrahisi, kırık tedavileri, diz ve kalça cerrahisi ile spor yaralanmaları alanlarında deneyim sahibidir.

Ankara Bilkent Şehir Hastanesi – Ortopedi ve Travmatoloji

Bilgi Al

Alt Ekstremite